Dünlük

Temmuz 17, 2007

Teknolojiyi Kullanmak

Kategori: e-Öğrenme — tolgaozdemir @ 6:32 pm

Üniversitede ders aldığım hocalarımdan biriyle aramda bir sohbet geçmişti. Kendisi teknolojinin eğitime ve onun ders verirken konuyu bize aktarmakta kullandığı tekniklere nasıl zarar verdiğinden bahsediyordu bana (tabii benim okuduğum bölümün uzaktan eğitim ile olan ilişkisinden habersizce). PowerPoint’ten nefret ettiğini söylüyordu. Ona göre hazırladığı slaytlar öğrencilere sinema izler gibi bir ders geçirmelerini sağlıyor, öğrenciler ders esnasında keyifle ve dikkatle dersi izlese bile sınav zamanı geldiğinde gerçekle yüzleşmek zorunda kalıyorlardı: başarısızlıkla.

Aslında burada zavallı PowerPoint’in suçu neredeyse hiç yok; asıl problem PowerPoint gibi güçlü teknolojileri gerektirdiği gibi kullanamayışımız. Mesela kaçımız basit bir power point ekranında anlatacağımız şeylerin tümünü bir ekrana yazmak yerine küçük bir özetini oraya yazmamız gerektiğinden; hatta yazacaklarımızın da 15 kelimeyi geçmeyecek şekilde ayarlamamız gerektiğinden haberdar? Bu program, bizim sunum metnimizi tamamen sunacağımız bir araç değil, bizim fikirlerimiz ve sunumumuzu aktaracağımız bir yardımcı olmalıdır.

Hocam, PowerPoint kullanırdı. Evet, ama yukarıda bahsettiğim kavramlardan habersizdi şüphesiz. Bazı durumlarda hesap ve grafik çizmeyi gerektiren “ekonomi” gibi bir dersti üstelik verdiği ders. Arz-Talep denklemlerini fotoğraf şeklinde sunar bunların adım adım çizilmelerini bilgisayar yardımıyla yapılamayacağını söylerdi. Ben de gülerdim. Gülerdim çünkü, PowerPoint’in animasyon özelliğinden ve bu sayede bize tahtada beyaz tebeşirle beceremeyeceği kadar kesinlikle bu kavramları aktarabileceğini düşünürdüm.

Buraya kadar anlatmak istediğim, sadece teknolojiyi gerektiği gibi kullanamadığımızda suçu yine teknolojinin üzerine atmamızın anlamsızlığıdır. Sakın başka bir şey anlamayın. Aynı durum değişik şekillerde e-learning projeleri sırasında da kulağımıza geliyor. Tam da yeri gelmişken sizlere çok enteresan geleceğini düşündüğüm bir örneği daha anlatmak istiyorum. Bir büyük bankamız, e-learning kavramının yeni yeni ortaya çıktığı dönemlerde, bu işin faydalı olduğunu öğrenmiş ve uygulamaya geçirmek için bir takım çalışmalar yapmış. Nihayetinde bir firma ile anlaşmışlar ve ilk uzaktan eğitim derslerini personelin kullanımına açmışlar. Fakat bunu yaparken, ne kurum olarak ne de tek tek personelini bu yeni teknoloji, yani uzaktan eğitim konusunda bilinçlendirmemişler.

Sonuç ne mi olmuş? İş yükü çok olan personel, öğlen arasında dersi açarak yemek molasına gitmiş. Öğleden sonra ofise döndüğünde eğitimi tamamla düğmesine tıklayarak tekrar kendi işine dönmüş. Kuvvetle muhtemel ki burada yöneticilere, personelin bu eğitim için özel olarak ayrılmış bir zamana ihtiyaç duyacağı anlatılmamış. Yani eğitim alınmış ancak öğrenme olmamış, çünkü teknolojiyi nasıl kullanacakları ve bunun faydaları kimseye anlatılmamış. Kimse de bunu merak edip araştırmamış.

Hazırladığımız uzaktan eğitim projelerinde, başımıza buna benzer bir olayın hiç gelmemesi dileğiyle, iyi çalışmalar.

1 Yorum »

  1. tespitinizden dolayı tebrik ederim Tolga Bey.. bu arada benim de benzer hocalarım vardı üniversitede. hatta bir keresinde etkili, sıkıcı olmayan, karşımızdakileri aptal yerine koymamaya çalıştığım bir sunumum esnasında hocamın “bu ne?? iki satır yazı yazmışın. bütün anlattıklarını yazsaydın ya ekrana! bir sürü boş yer var. üşendin herhalde….” diye devam eden bir kaç cümlenin ardından da bilmiş gülüşünü unutamam..

    Yorum�Yorumlar yazan: Mozel — Temmuz 18, 2007 @ 1:43 pm


Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın.