Dünlük

Temmuz 3, 2007

Collaborative Learning – İşbirlikçi Öğrenme

Kategori: e-Öğrenme — tolgaozdemir @ 7:19 pm

Bu akşam bir şeyler yazmak istemiyordum ama bir arkadaşımın collaborative learning (ben ‘işbirlikçi öğrenme’ olarak çevireceğim) hakkında bana söylediklerinden sonra dünlüğe başlangıç olarak bu kavramı tanıtmaya çalışan bir not göndermek istedim. Konu ile ilgili yapacağım daha detaylı araştırmadan önce işbirlikçi öğrenmenin ne olduğunu anlatan bir yazı yazmak istedim.

İşbirlikçi öğrenme, öğrencilerin ve öğretmenlerin bir konu hakkında kafa yorarak sonuçlar çıkarmaları veya daha özet bir ifade ile birbirlerine yardım ederek öğrenmeleri anlamına gelir. İşbirlikçi öğrenme modelinde öğrencilerin kendi başarıları kadar, gruplarında yer alan arkadaşlarının başarısı da önemlidir. Oluşturulacak eğitim stratejisi bunu garanti etmek üzerine kurulur. Böylece, bir öğrencinin başarısı diğer öğrencinin başarılı olmasına yardımcı olur [1].

Yapılan araştırmalara göre öğrencilerin grup içinde gelişmeleri, kişisel olarak sağlayacakları gelişimlerinden çok daha fazladır [2]. Bu fikrin yani işbirlikçi öğrenmenin savunucuları, bilginin öğrenci zekasının aktif bir ürünü olarak bu şekilde oluşturulmasıyla öğrenmenin daha verimli ve kalıcı olduğunu öne sürmektedirler. Hedeflenen entelektüel gelişme sağlandığı taktirde işbirlikçi öğrenme modeli, gruplar ya da takımlar hallinde çalışılan şirketlerde bu çeşit bir öğrenme ortamı oldukça verimli sonuçlar doğurabilir.

Kendi kişisel tecrubelerimden yola çıkarak söyleyebilirim ki bu modelde öğrenmek, entellektüel tarışma kalitesi yakalandığında oldukça zevkli ve etkili bir öğrenme ortamı sunmaktadır. Üniversitedeyken sınıf içi derslerimizin yanında yaptığımız online forum tartışmaları, haftalık başlıkların öğrenciler tarafından serbestçe tartışılması, çok etkili olmaktaydı. Burada, öğretmenin kendi rolünü iyi algılayıp tartışmanın şeklini verecek tetikleyici adımları atması çok önemliydi. Neyse lafı fazla uzatmıyorum ki daha detaylı bir yazıya yazacak birşeyler kalsın. Özetle, işbirliği yaparak – hele teknoloji yardımıyla – oldukça güzel öğrenirsiniz, öğretirsiniz.

Biz öyle yaptık. Hoş da oldu. Hem, bu ders de tam bir e-öğrenme tecrubesiydi ama hiç ‘animasyonu’ yoktu.

Kaynakça:

1. Gokhale, Anuradha A. (1995). Journal of Technology Education: Collaborative Learning Enhances Critical Thinking: Vol. 7 No.1, Fall 1995
2. Vygotsky, L. (1978). Mind in society: The development of higher psychological processes. Cambridge: Harvard University Press.

4 Yorumlar »

  1. İşbirlikli öğrenme üniversitedeki bir hocamız sayesinde okul zamanında fazlaca üzerinde durduğumuz bir konu.İşbirlikli öğrenmede önemli olan bireysel performanstan çok takımın performansıdır.Bu nedenle birey yalnızca kendi öğrenmesinden sorumlu olmakla yetinemez ve takım arkadaşlarının da öğrenmelerinden sorumlu olur.Ve yazında belirttiğin gibi hedeflenen entellektüel gelişme sağlandığında uzun vadede ve de toplamda çok verimli ve etkili bir öğrenme potansiyeli taşır.

    Yorum�Yorumlar yazan: Semra — Temmuz 4, 2007 @ 7:40 pm

  2. Evet sana kesinlikle katılıyorum Semra. Yorumun için de ayrıca teşekkür ederim.

    Peki, okulda sadece konu üzerinde mi durdunuz? Hiç bu yaklaşımı derste uygulama şansınız oldu mu? Umarım denemişsinizdir, çok faydalı oluyor çünkü..

    Entellektüel yapının sağlanması ise burada anahtar nokta. Bu noktada, öğretmenin rolünü nasıl görüyorsun?

    Yorum�Yorumlar yazan: tolgaozdemir — Temmuz 4, 2007 @ 7:52 pm

  3. Okul zamanında konu üzerinde dururken ayrıca grup çalışmalarımızda da bunu uygulama fırsatı bulduk.
    İşbirlikli öğrenmede öğretmene çok iyi bir rehberlik yapma görevi düşüyor bence.Öncelikle öğretmen tüm süreci çok iyi şekilde planlamalıdır.Grupların belirlenmesi,öğrencilere uygun konuların seçilmesi,gerekli ortam ve imkanların sağlanması en baştan planlanmalı ve süreç boyunca takip edilmelidir.Ama bence en önemli görev işbirlikli öğrenmenin ruhunu öğrencilere tam olarak anlatabilmek ve onların birlikte çalışmaları için gereken motivasyonu sağlamaktır.Çünkü işbirlilki öğrenmeyi yalnızca bir grup çalışması olmaktan çıkaran pek çok özelliği vardır.(olumlu bağımlılık,biribirinin öğrenmesinden sorumlu olma,bireysel değerlendirebilirlik,grup ödülü,sosyal etkileşim vb.)

    Not:Bu arada okuldayken işbirlikli öğrenmeyi hep “Cooperative Learning” olarak öğrenmiştik.Senin yazında “collaborative” olarak görünce acaba yanlış mı hatırlıyorum diye tekrar bir araştırdım.Gördüğüm kadarıyla kaynaklarda daha çok “Cooperative” olarak geçiyor ama “Collaborative” sözcüğünün de anlamı aynıymış.(Söyleyeyim içimde kalmasın dedim:) )

    İyi yazılar…

    Yorum�Yorumlar yazan: Semra — Temmuz 5, 2007 @ 9:44 am

  4. Senin “collaborative learning” yazini gordum ve yorumlara baktim. Burada “cooperative” ile “collaborative” sozcuklerinin ayni anlama geldiklerinin yazildigini gordum.”Coorperative” ile “collaborative” sozcukleri ayni anlama gelseler bile “learning” sozcugunu ekledigin zaman farkli oluyorlar.

    Su aralar bir kitaba bakiyordum, ismi “Vygotsky and education” edited by Luis C. Moll (1990). Bunu okurker su paragrafa rastladim:

    Damon and Phelps (1987) argues that different types of peer interaction should be distinguished in terms of the degree of equality of relationship and degree of mutual involvement displayed by peers. They distinguish peer tutoring, peer collaboration, and cooperative learning. They are not convinced of the value of cooperative learning but feel that peer tutoring can be effective for “the consolidation of insights already attained” whereas peer collaboration “can have lasting effects of on children’s understanding of difficult conceptual material” (Damon @ Phelps, 1987, pp.27, 29)

    Bence aralarindaki farklardan biri son cumledeki gibidir.

    Kolay gelsin.

    Yorum�Yorumlar yazan: Sorrantac — Temmuz 16, 2007 @ 4:26 pm


Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın.