Bu akşam bir şeyler yazmak istemiyordum ama bir arkadaşımın collaborative learning (ben ‘işbirlikçi öğrenme’ olarak çevireceğim) hakkında bana söylediklerinden sonra dünlüğe başlangıç olarak bu kavramı tanıtmaya çalışan bir not göndermek istedim. Konu ile ilgili yapacağım daha detaylı araştırmadan önce işbirlikçi öğrenmenin ne olduğunu anlatan bir yazı yazmak istedim.
İşbirlikçi öğrenme, öğrencilerin ve öğretmenlerin bir konu hakkında kafa yorarak sonuçlar çıkarmaları veya daha özet bir ifade ile birbirlerine yardım ederek öğrenmeleri anlamına gelir. İşbirlikçi öğrenme modelinde öğrencilerin kendi başarıları kadar, gruplarında yer alan arkadaşlarının başarısı da önemlidir. Oluşturulacak eğitim stratejisi bunu garanti etmek üzerine kurulur. Böylece, bir öğrencinin başarısı diğer öğrencinin başarılı olmasına yardımcı olur [1].
Yapılan araştırmalara göre öğrencilerin grup içinde gelişmeleri, kişisel olarak sağlayacakları gelişimlerinden çok daha fazladır [2]. Bu fikrin yani işbirlikçi öğrenmenin savunucuları, bilginin öğrenci zekasının aktif bir ürünü olarak bu şekilde oluşturulmasıyla öğrenmenin daha verimli ve kalıcı olduğunu öne sürmektedirler. Hedeflenen entelektüel gelişme sağlandığı taktirde işbirlikçi öğrenme modeli, gruplar ya da takımlar hallinde çalışılan şirketlerde bu çeşit bir öğrenme ortamı oldukça verimli sonuçlar doğurabilir.
Kendi kişisel tecrubelerimden yola çıkarak söyleyebilirim ki bu modelde öğrenmek, entellektüel tarışma kalitesi yakalandığında oldukça zevkli ve etkili bir öğrenme ortamı sunmaktadır. Üniversitedeyken sınıf içi derslerimizin yanında yaptığımız online forum tartışmaları, haftalık başlıkların öğrenciler tarafından serbestçe tartışılması, çok etkili olmaktaydı. Burada, öğretmenin kendi rolünü iyi algılayıp tartışmanın şeklini verecek tetikleyici adımları atması çok önemliydi. Neyse lafı fazla uzatmıyorum ki daha detaylı bir yazıya yazacak birşeyler kalsın. Özetle, işbirliği yaparak – hele teknoloji yardımıyla – oldukça güzel öğrenirsiniz, öğretirsiniz.
Biz öyle yaptık. Hoş da oldu. Hem, bu ders de tam bir e-öğrenme tecrubesiydi ama hiç ‘animasyonu’ yoktu.
Kaynakça:
1. Gokhale, Anuradha A. (1995). Journal of Technology Education: Collaborative Learning Enhances Critical Thinking: Vol. 7 No.1, Fall 1995
2. Vygotsky, L. (1978). Mind in society: The development of higher psychological processes. Cambridge: Harvard University Press.